Yazı Detayı
12 Haziran 2017 - Pazartesi 10:23
 
Şehirlerin özellik ve değerlerine sahip çıkalım…
Ercan Akkar
ercanakkar21@hotmail.com
 
 

Sözlüklerde şehir; insanların iklim şartlarından ve her türlü saldırılardan korunabilmesi, medeni ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla bir araya gelmelerinden ortaya çıkan geniş, kalabalık yerleşim bölgesine verilen isim olarak adlandırılıyor.

 

Dünyada değişik özelliklere sahip birçok şehir bulunmaktadır. Ancak bazı şehirler konumu, hinterlandı ve fonksiyonlarıyla oldukça gelişmekte ve dünyada sayılı şehirler arasına girmektedir. Dolayısıyla bu özellikleriyle küreselleşen ekonominin ve bazı faaliyetlerin kontrol merkezi konumuna gelmektedir. Her ne olursa olsun ister yerel, ister küresel, fakat her şehir mutlaka bir değeri veya özelliğiyle anılır, bilinir. 

 

Her insan, sonraki yıllarda ayrı kalsa bile, doğduğu şehri asla unutmaz, her zaman o şehir, o kişi için dünyanın en güzel, en özellikli şehri olarak hafızasında yer edinir. Doğu ve Güneydoğu’daki şehirlerin hemen hemen tümü, birden fazla özelliği ve değeri ile hem bilinir, hem anılır. Diyarbakır, Urfa, Mardin ve Van’da bu şehirlerin başında gelir.

 

Mesela Urfa; Peygamberler Şehri olarak anılması, Balıklıgöl’ü, Harran’daki konik kubbeli evleri, ceylanları, kelaynakları, yemek kültürü, GAP’ın merkezi konumunda olması, fıstığı, isotu vesaire vesaire…

 

Mesela Mardin; eski yerleşim yerinin neredeyse tamamının SİT alanı olması, Dara Harabeleri, Mardin Kalesi, taş yapıları, yemekleri, birçok halkın bir arada kardeşçe yaşaması, kiraz, leblebisi, Süryani Şarabı vesaire vesaire…

 

Mesela Van; gölü, bir gözü mavi bir gözü sarı kedileri, otlu peyniri, Van Kahvaltısı, Muradiye Şelalesi, Van Kalesi, eser sayısı bakımından dünyanın en büyük Urartu Müzesi'ne sahip olması vesaire vesaire…

 

Mesela Diyarbakır; Surları, Hevsel Bahçeleri, Gazi Köşkü, müzeleri, peygamber ve sahabeler şehri olması, yemekleri, tarihi han ve çarşıları ve de büyüklüğü ve tadı ile bilinen karpuzu.

 

Bu saydığım şehirler arasından Diyarbakır; CNN TÜRK Ekonomi Editörü Cem Seymen’in katıldığı bir televizyon programında, ‘Tarımda gelecek tohumda, verimli tohum üretebilmekte’ dediği ve Türkiye’ye özgü birçok tarım ürününün yurtdışından ithal edilir hale geldiğini, son örneğini ise, Diyarbakır Karpuzu’nda yaşandığını anlattığı programda, ‘Diyarbakır Karpuzu tohumu Meksika’dan ithal edilir hale geldi. Meksikalı bir araştırmacı, karpuz tohumunu genetik olarak verimli hale getirerek, Türkiye’ye satıp yılda 25 milyon dolar gelir elde ediyor’ demesiyle gündeme geldi.

 

Diyarbakır Karpuzu’nun dünyaca ünlü iri (sürme) çeşidi,  Dicle Nehri kenarında çakıllı, kumlu arazilerde yöreye özgü yöntemlerle yetiştirilir. Özellikle bu karpuz çeşidinin Diyarbakır’ın ekonomik, sosyal ve folklar yaşantısında çok önemli bir yeri bulunmaktadır.

 

Diyarbakır Karpuzu tohumunun Meksika’dan ithal edilir hale geldiğini iddia eden Cem Seymen’e yanıt veren, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Vedat Pirinç, 'Diyarbakır Karpuzu yıllardır burada yetiştirilen bir karpuzdur. GDO’su değiştirilecek bir ürün değildir. Öyle bir iddiası var ise, bunun analizini yapmış olması gerekirdi' diyerek tepkisini dile getirdi.

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar ise yaptığı açıklamada, kente özgü sürme, pembe ve ferik gibi yerli çeşitlerin geleneksel üretiminin devam ettirildiğini ve karpuz üretimi miktarı bakımından Diyarbakır'ın ilk 4 şehir arasında bulunduğunu belirtti.

 

Müdür Atalar, bu tespiti yaptıktan sonra bir önemli noktaya daha değindi ki o gelecek açısından biraz endişe verici. Çünkü, Atalar, Diyarbakır Karpuzu’nun çok iri olmasından dolayı, insanların artık bunu teşhir amaçlı olarak aldığını belirterek, ‘Kabukları çok kalın ve lif uzunlukları da fazla olduğu için 3 aya kadar dayanabilme süreleri var. Yemek için daha küçük olanlar sofrada tüketiliyor’ dedi.

 

25 yıldan bu yana karpuz üreticiliği yapan çiftçiler de, ağırlıkları 50-55 kilogram üzerinde olan karpuzların festivaller için üretildiğini, oysa ki eskiden Van’dan Mardin’e, Urfa’dan Adıyaman’a, İstanbul’dan Ankara’ya kadar her tarafa hediyelik olarak götürüldüğünü anlattılar.

 

Şehirler, bu değerleri ve özellikleriyle güzeldir. Bu değerleri ve güzelliklerin kaybolması aslında o şehirlerin kaybolması anlamına gelir. Dolayısıyla herkes  şehrine özellik ve değer katan ne varsa korumalı, kollamalı, geliştirmeli ve bunun için yetkili, yetkisiz herkesi duyarlı olmaya çağırıp sahiplenme duygusuyla hareket etmelidir.

 

 Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: Şehirlerin, özellik, ve, değerlerine, sahip, çıkalım…,
Yazarın Diğer Yazıları
24 Haziran 2019
Bir dünya sorun mültecilik…
17 Haziran 2019
Kürt seçmen, kıskaca alındı…
10 Haziran 2019
Eğitim sistemindeki yap-boz devam ediyor…
03 Haziran 2019
Ramazan’da şiddet arttı trafik kazalarına dikkat…
27 Mayıs 2019
Açlık grevleri bitti, Annelerin yüzü güldü…
20 Mayıs 2019
Sevmiyoruz ama oyunu istiyoruz...
13 Mayıs 2019
Neden şaşırıyoruz ki!
06 Mayıs 2019
11 ayın sultanı tövbe için iyi bir fırsat...
29 Nisan 2019
Sur’da eksik ve karmaşa giderilmeli…
22 Nisan 2019
Bu seçim daha çok su kaldırır…
15 Nisan 2019
HDP’li yöneticiler şapkayı önüne koymalı…
08 Nisan 2019
Seçim bitti, tartışma bitmedi…
03 Nisan 2019
Tarihe geçecek bir yerel seçim süreci yaşadık…
25 Mart 2019
Diyarbakır medyasına büyük eser…
18 Mart 2019
Her türlü katliama lanet olsun...
11 Mart 2019
Spora yine siyaset karıştı...
04 Mart 2019
Gençler, geleceği okuma da görmüyor…
25 Şubat 2019
Seçim stratejileri…
18 Şubat 2019
Mağduriyet dönemi bitti. Beka sorunu dönemi başladı…
11 Şubat 2019
Kilo ile alma yerine, taneyle alma dönemi…
04 Şubat 2019
Partiler sınıfta kaldı: Yerel yönetimlerde kadının adı yok…
28 Ocak 2019
2 kutuplu siyaset ve yoksulluğun fotoğrafı …
21 Ocak 2019
Kanser partisindenim…
07 Ocak 2019
Havaalanında eziyet ve 10 yıllık değişim…
16 Aralık 2018
İhmaller zinciri facia getiriyordu...
10 Aralık 2018
İç turizmi ihmal etmemek gerekir…
02 Aralık 2018
Asıl sorumlu biz insan değil miyiz?
25 Kasım 2018
Öğretmenlerimiz çok şey mi istiyor?
18 Kasım 2018
Varsa yoksa seçim...
11 Kasım 2018
Vali Güzeloğlu aday olur mu?
04 Kasım 2018
Kadına yönelik şiddet yine gündemin ilk sırasında…
21 Ekim 2018
Cumhurbaşkanı ErdoğanDiyarbakır’ı istiyor…
15 Ekim 2018
Okul önündeki ‘zehir’ tehlikesi…
01 Ekim 2018
FETÖ’cüler nasıl gizleniyor?
24 Eylül 2018
İki olay ve çelişkiler yumağı…
17 Eylül 2018
Bir yanda açlık, bir yanda israf…
09 Eylül 2018
Zam üstüne zam...
02 Eylül 2018
Doğdukları yerde doyamıyorlar…
27 Ağustos 2018
Diyarbakır'a yakışıyor mu?
13 Ağustos 2018
Şehirlere kıymayın…
06 Ağustos 2018
Van’da dostlarla hasret giderdik…
30 Temmuz 2018
İktidar mı başarılı, muhalefet mi başarısız?
23 Temmuz 2018
Ekonomik gidişatın ‘cinnet’e etkileri…
16 Temmuz 2018
Sivillerin öncülük ettiği, darbemiz de oldu…
08 Temmuz 2018
STK olmanın önemi...
02 Temmuz 2018
Seçim bitti, şimdi sıra vaatlerde…
24 Haziran 2018
Seçmen sandık başına gitti...
18 Haziran 2018
Meydanlardaki sertliğin sonucu mu?
11 Haziran 2018
İttifak Arası HDP Ve Kürt Seçmene Mesajlar…
04 Haziran 2018
STK’lar ve yerel medya yeniden hatırlandı…
28 Mayıs 2018
Listeler ne anlatıyor ve listelere tepkiler…
21 Mayıs 2018
Bu Ramazan’da tadımız-tuzumuz kalmadı…
14 Mayıs 2018
Şu aday adayları bir alem…
06 Mayıs 2018
Seçim Mevsimi...
23 Nisan 2018
Belediyenin yağmurla imtihanı…
16 Nisan 2018
16 – 0’lık zafer, sarhoş etmemeli…
09 Nisan 2018
Belediyeler yaz temizliğine başlamalı…
02 Nisan 2018
Oda seçimlerinde yarış kızışıyor…
25 Mart 2018
Sizce de teyzemiz haklı değil mi?
19 Mart 2018
Erdoğan’dan sürpriz çıkış yok
11 Mart 2018
Kentlerin imajı sanıldığı gibi mi?
05 Mart 2018
Hedef 1 milyon turist…
25 Şubat 2018
İyi ve kötü yönetenler…
19 Şubat 2018
Göç gerçeğimiz…
12 Şubat 2018
Hani, nerede yerellik?
05 Şubat 2018
Muhalefet toparlanabilir mi?
29 Ocak 2018
Güç birliği şart oldu…
22 Ocak 2018
Savaş ve sonuçları…
15 Ocak 2018
Skandallar zinciri sürüyor...
08 Ocak 2018
Skandallar zinciri...
31 Aralık 2017
Gelen gideni aratmasın...
24 Aralık 2017
'Her işin başı sağlık'...
18 Aralık 2017
Güzel ahlakla toplumsal destek şart…
05 Aralık 2017
Gençlerin üçte biri hiç bir şey yapmıyor…
27 Kasım 2017
Hangi konuda karnemiz iyi ki...
20 Kasım 2017
Yerel Yönetimlerde Kayyım ve İstifalar…
13 Kasım 2017
Erken seçim olasılığı çok az…
06 Kasım 2017
Vatandaşın enflasyonu farklı…
30 Ekim 2017
Yol kapatma eziyete dönüştürülmemeli...
22 Ekim 2017
Yerel Basın Zor durumda...
15 Ekim 2017
Bilim yuvasını ne hale getirmişler...
09 Ekim 2017
Küçük bedenler sömürülüyor…
02 Ekim 2017
Taziye evlerine düzenleme yapılmalı…
25 Eylül 2017
Seçim neden ertelendi?
18 Eylül 2017
Neden mi mutsuzuz?
11 Eylül 2017
Keşke Sur böyle rekor kırmasaydı…
28 Ağustos 2017
Futbolda aynı sahneler…
21 Ağustos 2017
Nüfusu 2 bin 500’ün altında olan yerlere destek yok mu?
14 Ağustos 2017
Ak Parti ve Kayyumlar…
07 Ağustos 2017
CMP sonuçları şeffaf bir şekilde açıklanmalı…
31 Temmuz 2017
2019’a doğru…
24 Temmuz 2017
Bu sorunları çözen kahraman olur
17 Temmuz 2017
Darbeler Ülkesi…
10 Temmuz 2017
İhracın arkasında ne var?
03 Temmuz 2017
KDP, HDP’ye rakip olabilecek mi?
19 Haziran 2017
Verilen mesajlar net…
05 Haziran 2017
Ucubelerin yapımı durdurulmalı…
29 Mayıs 2017
Gördüklerim acı verdi…
22 Mayıs 2017
Göç ve Sonuçları…
15 Mayıs 2017
Suriyeliler’den rahatsızlık artıyor…
09 Mayıs 2017
Turizm dibe vurdu, kurtulur mu?
01 Mayıs 2017
1 Mayıs’da İşçinin-Emekçinin Durumu
24 Nisan 2017
Hesaplaşma zamanı geldi mi?
17 Nisan 2017
Halk kararını verdi…
10 Nisan 2017
Son viraja girildi…
04 Nisan 2017
Erdoğan’ın ziyareti ve FETÖ iddianamesi…
27 Mart 2017
İki olay ve çelişkiler yumağı…
20 Mart 2017
On gözlü köprü kurtuldu, ya Sur…
Haber Yazılımı