Yazı Detayı
09 Ekim 2017 - Pazartesi 08:59
 
Küçük bedenler sömürülüyor…
Ercan Akkar
ercanakkar21@hotmail.com
 
 

Siyasiler ülkelerinin gündemini kendi çıkarları doğrultusunda istedikleri gibi yönlendirirken, siyasi geleceklerini kurtarma adına bilerek veya bilmeyerek milliyetçilik, ırkçılık, şoven ve ayrımcılığı o kadar körüklüyorlar ki, bir nevi geleceğimizin dibine dinamit koyuyorlar.

 

Bugün dünyamızın neredeyse büyük bir bölümünde savaşlar yaşanıyor. Nükleer bir savaşın yaşanma olasılığı ise, tehlikeli bir boyut ulaştığını görebiliyoruz. Güçlü ülkeler veya kendini güçlü hisseden ülkeler, bazı ülkeleri laboratuara çevirerek silah satıp yıkarak, insanları yerinden yurdundan ederek, inşa ederken, köleleştirerek anlayacağınız her şekilde keselerini tıka-basa doldurup hem dünyaya, hem de insanlığa büyük zarar veriyorlar. Bu durumdan en büyük zararı ise hiç kuşkusuz çocuklar görüyor.

 

Geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) arasında çocuk işçiliği ile mücadele etmek için bir protokol imzalandı ve biz bu protokol sonrası gerçekle bir daha yüzleştik. Yüzleştik yüzleşmesine ama medyanın daha önemli konuları olduğundan olsa gerek, bu konu ne gündeme getirildi, ne de konuşuldu.

 

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, UNICEF’in verilerine göre, Türkiye’deki 850 bin çocuk işçinin olduğunu, bunların 400 bininin tarım sektöründe yer aldığını ve bu dönemde okulda olması gereken çocukların tarlada çalıştığını söyleyerek, çocuk işçi sayısının Suriye’deki savaştan kaçanlarla  daha fazla olduğunu belirtti.

 

Çocukların yüzde 78'inin kayıt dışı çalıştırıldığını da ifade eden Palandöken, ‘UNICEF ile yaptığımız protokolle başta Diyarbakır, Şanlıurfa, Adana, Mersin, Gaziantep, Kilis ve Malatya olmak üzere 8 ilde çocuk işçiliği ile mücadeleyi ön plana çıkaracağız. Bu illere 2 il daha ekleyeceğiz. Çocuk işçiliğiyle etkin bir şekilde mücadele edeceğiz’ dedi.

 

Bu bile durumun vahametini görmemiz için yeterli, ama sömürünün boyutları sandığımızdan da büyük… UNICEF’e göre, her yıl 2 milyondan fazla çocuk fuhuş sektörüne sürükleniyor, 5 milyon 700 binin üzerinde çocuk köle olarak satılıyor, 1 milyon 200 bin çocuk insan ticaretine maruz kalıyor. Yine Save the Children örgütüne göre, dünya genelinde 700 milyon kız çocuğunun 18 yaş altında evlendirildiği belirtiliyor.

 

Günlük yaşantımızda da şahit olduğumuz gibi, aslında küçük bedenler neredeyse her alanda sömürülüyor. Ve bu sömürüye bilerek veya bilmeyerek, bizlerde ortak oluyoruz. Çünkü tüm bunları normalmiş gibi karşılıyoruz.

 

KIYASLAMA YANLIŞ

 

Ceylan Önkolu’u hepimiz o kocaman gözleriyle hatırlıyoruz. 28 Eylül 2009’da Diyarbakır’ın Lice İlçesine bağlı Şenlik köyünde hayvanlarını otlatırken, havan topuyla minicik bedeni parça parça oldu. Annesi, kızının bedenini eteğine topladı. Aradan onca yıl geçmesine rağmen davada pek yol alınamadı.

 

Ceylan Önkol ismi geçtiğimiz hafta yeniden Diyarbakır gündemine geldi. Lice Belediyesi Ceylan Önkol’un ismini yaşatmak adına bir dinlenme parkına  vermişti. Lice Belediyesine atanan kayyum ise, parktan Ceylan Önkol ismini kaldırdı, yerine Silvan’da mayın patlaması sonucu ölen Fırat Simpil’in ismini verdi.

 

Diyarbakır’ın merkez Bağlar İlçe Belediyesi hemen harekete geçerek, Ceylan Önkol’un isminin yapımı devam eden bir dinlenme parkına verileceğini açıkladı. Bilindiği gibi Bağlar Belediyesi kayyum atanmayan ve DBP’den ihraç edilen bir belediye.

 

Diyarbakır kamuoyu, bu olayı farklı yorumladı. Ama gerçek olan bir şey var  ne Ceylan, ne de Fırat var. İkisi de çocuktu ve bu kıyaslamaları değil, yaşamayı herkesten çok hak ediyorlardı.

 

 

Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: Küçük, bedenler, sömürülüyor…,
Haber Yazılımı