Yazı Detayı
07 Mart 2018 - Çarşamba 08:10
 
Kargalar bize gülüyor!
Mehmet Kemal Uğuzlu
ekspresurfa@gmail.com
 
 

Bin varmış bir yokmuş, dünyada bin bir antika olaylardan biri, bazen bir bin kadar varmış ve bazen bin bir kadar yokmuş...?

 

Yeryüzünde henüz sebepleri keşfedilmemiş bazı antika olaylar olurmuş. Bunlardan biri bir kaç asırda bir Kohistan Kıtasının Dağıstan Diyarı Bölgesi Ormanlarında, sadece aslanlara mahsus bir salgın hastalığı çıkar (Aslan Gribi) bazen yaşlı aslanlar ve bazen genç olanların bir önemli kısmı ölürmüş!

 

Yine böyle bir durum meydana gelmiş. Bir gün sırtlanlar düşünüp taşınmadan, bundan böyle ormanların kıralı biz olacağız derken, birde ne duysunlar meğer henüz yetişkinlik çağına gelmemiş bir kaç aslan yavrusunun hala ormanda yaşadığını duymuşlar-mış.

 

İçlerinden biri "derhal gidip onları öldürmeliyiz," deyince: Diğer bir kaç kişi koro halinde "vallahi olmaz...!" demiş. "Ya sonra daha başka yerlerde yaşayan aslanlar bunu duyarlarsa soyumuzu kuruturlar," deyince? Diğer bazıları, tilki sülalesini de yanımıza almazsak filim-fırtına koparamayız, tilkinin kurnaz, şeytani tuzaklarına ihtiyacımız var. Sonrada ormanın batısındaki bataklığı onlara bırakırız demişler. Tilkilerle ittifak kurmuşlar.

 

Bu sefer tilkiler olmaz demişler: Bozkurt-karakurt kardeşler familyasını da kendimize ortak edelim. Çünkü onlar toplu katliamlara alışkın ve vicdansızlığa karşı zalimane tahamüllüdürler. Girdikleri sürüleri en vahşice yakar, yıkar, hepsini boğazlar öldürürler. Bu işi onlar daha iyi becerebilir. Olmazsa ormanlığın orta yerlerinde bir kısmı yangında kurumuş olan bölümü onlara pay ederiz. demişler. Kurtlarla da birleşmişler.

 

Yine bir kaç tilki, kurt ve sırtlan sırıtarak sakın ha olmaz.. derlermiş! Ayılar tayfasını da yanımıza almalıyız. ayılar kışa dayanıklıdırlar. Mağaralardaki aslan yavrularını ancak onlar çıkarmayı becere bilirlermiş, hem onların enerjilerinden faydalanırız. Olmazsa ormanın kuzey cephesinden birazını ayılara tahsis ederiz, derler. Ayılarla da omuz omuza kenetlenmişler.

 

Ayılar bizi dinlerseniz zebra eşeklerini de ortak etmeliyiz. Bütün gün boyunca en ağır yükleri onlara taşıtırız. Ne olacak ki ormanın güney otlaklarını da onların otlamalarına müsaade ederiz, demişler.

 

Bunu da yeterli görmeyen bir kaç zebra sıpası müsaade ederseniz bizimde bir fikr-i şahanemiz var, velev ki eşekler sülalesinden olsak bile yabani olmamız hesabıyla düşmanlara karşı savunma reflekslerimiz gelişkindir. Lütfen çakalları da ortak edelim. Çakalların uluması bizim sesimiz, soluğumuz olurlar, psikolojik üstünlükle arslan yavrularını korkuta biliriz belki. Bizi öldürmekten korkarak vazgeçer, kaçar giderler. Ormanlığın doğu cephesinden bir bölümünü de çakallara veririz, deyince bunu da kabullenmişler.

 

Yine aynı minval özre sırtlan, tilki, kurt, zebra ve çakallardan bir guruptan gelen sese kulak verilince: Bu işin en önemli taraflarından biri hava ve diğeri de deniz istikametidir.En iyisi havadan kartallar, denizden aygırları da bu özgürlüğün sınır tanımaz ordu bileşenlerine dahil edersek, tüm cephelerden aslan yavrularını kuşatır, hepsini öldürür, tüm dünyanın en vahşi ve cahşi hayvanlarına karşı kahramanlığımızı ilan ederiz.

 

Ve her seferinde bir izah tarzı ile aslanlara karşı düşmanlıkta bileşen doğu, batı, kuzey, güney, hava, kara, deniz taifeleri başkalarını da imdada çağırarak güç-kuvvet birliği etmeye çalışırlarken domuzları, çıtaları, kedileri hatta sincapları, fareleri dahi bileşenler cephesine dahil etmeyi unutmamışlar.

 

İşte ta baştan beri kendilerine yapılan "aslanlara karşı özgürlük mücadelesi bileşenlerine katılma" tekliflerini ret eden kargalar dünyaya duyuracak şekilde "GakVak-GakVak-GakVak...!" diyerek kahkahalar atmaya başlamışlar... Vahşi canavarlar birliğinin gurupları kargaların satır aralarındaki seslerine kulak kabartırken şunu duyar duymaz guruplar halinde havadan uçmuşlar, denize dalmışlar, karadan kaçmışlar. Geride sadece ormanlık alanı ayağa kaldıran sırtlanlar kalınca kargalara sormuşlar. Neydi bunca bileşenler gücümüzü dağıtan sırrınız? Oysa dünyada aptal denilince, ilk akla gelen karga'dır demişler.

 

Kargaların kanadı kırık en küçüğü büyüklerinden izin alarak cevap vermiş. Biz onlara şunu dedik: "Tamam belki aslanları yaralayabilir siniz, ya ölmez kalkarlarsa? Belki yenersiniz ya hadi yeniden iyileşir toparlanırlar sa? Belki de öldürebilirsiniz, ya sonra sırtlanlardan biri/bazıları kral olmayı diler, ilan edelerse...

 

Hadi bütün bunlardan hiç bir şey yoksa bile aslanların yurdunu kim size adaletle paylaşacak ve size verilen bölgeler ne kadar zamanda size neye mal olacak? Hem bu halinizle gelecekteki hayvanlar tarihi "size mi- arslanlara mı?" hanginize kahraman diyecek? Yani her yüz kişiyle savaşan bire mi, her bir kişiyle savaşan yüze mi kahraman denilir? Biz bunları deyince onlarda şöyle deyip dağıldılar: "Vay kül başımıza kanadı kırık kargalar bile bize gülüyor" ... Rahmetlik nenem bu hikayenin sonunda hep şöyle derdi:

 

"Ya... evlatlarım işte kurtuluş savaşı veren dedelerimiz, aynen bu vahşi hayvanlara karşı savaşan (dedeleri, babaları, beyleri, mirleri ölmüş/öldürülmüş) aslan yavruları gibi yedi düvele karşı, aç, susuz, yaralı, yalınız, kimsesiz sadece Allah'(cc)a inanarak ve haklı oldukları özgürlük davalarında ki birlik ve beraberliklerine güvenerek, yedi düvele karşı canla-başla savaşmışlar." Ve şöyle devam ederdi Nenem:

 

"Maalesef tarih buna benzer olaylarla doludur ve hatta tarih bir yönüyle bu olayların arşividir. Dikkatlice bakıldığında Hz. Ademden günümüze değin büyük-küçük benzer olaylar sürekli cereyan etmektedir. Ama her seferinde bir farklı kıt'ada, başka başka bölgelerde, başkaca mazlum ve mağdur edilmek istenen müslüman milletlerin başında tekerrür eder. Siz siz olun birlik ve beraberliğinizi sağlam tutarak Yüce Rabbinize karşı "iyyake ne'budu ve iyyake nestein deyiniz" o dilerse az bir toplulukla çoğunluğu yener!" derdi. Selam hak için mücadele veren mazlumlara ve hakkı üstün kılmak için mücadele veren mücahit kahramanlara olsun...

 
Etiketler: Kargalar, bize, gülüyor!,
Yazarın Diğer Yazıları
25 Eylül 2018
Hiç aldırmadın İbrahim!
04 Eylül 2018
Barış ile güzel ahlak beden ile ruh misalidir
02 Eylül 2018
Gönül Devletimiz İslamdır!
30 Temmuz 2018
Kurtuluşun yolu
24 Temmuz 2018
Muhakkak ki İslam barış dinidir
21 Temmuz 2018
Savaş ve barışın kaynağı ve sonuçları
10 Temmuz 2018
Kan dökücü caniler! (3)
09 Temmuz 2018
Kan dökücü caniler! (2)
05 Temmuz 2018
Kan dökücü caniler!
02 Temmuz 2018
Seçimin birden fazla galibi olabilir!
26 Mayıs 2018
On üç asırlık varım bu vatandır diyar'ım!
02 Mart 2018
Kur'an ve Resule göre şehadetin mahiyeti
28 Şubat 2018
Kıyamete dek İslam'ın orduları olacak!
19 Şubat 2018
Kürt sorunu ve çözümü var mı?
16 Şubat 2018
Kurt ile arkadaşlık başlamadan biter!
24 Ocak 2018
Edebi söz harmanı (40)
19 Ocak 2018
İlahi kuvvet en üstündür!
18 Ocak 2018
Barışa evet savaşa hayır!
17 Ocak 2018
Govendevan hikâyesi
19 Aralık 2017
Sultan Selahaddin Eyyubi el-Kürdi Kısaca Kimdir?
18 Aralık 2017
Kudüs’ü Şerif Ne Zaman ve Nasıl Kaybedildi?
14 Aralık 2017
Kudüs'ün Kurtuluşunun Püf Noktası
26 Temmuz 2017
Hakka ulaşmanın yolu
24 Temmuz 2017
Edebi söz harmanı
11 Mayıs 2017
İnsan olmak İslam-İslam olmak İnsan olmayı gerekli kılmaz mı?
13 Nisan 2017
Kur'an'ın anlaşılmasının ve bilinmesinin ilk adımı...
27 Mart 2017
Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem!
20 Mart 2017
Özgürlüğü Özgül Ağırlığıyla Yaşamak
19 Mart 2017
Ne Varmış Ne Yokmuş Bir Olay Olmuş-Muş(!)
Haber Yazılımı