Yazı Detayı
29 Mayıs 2017 - Pazartesi 10:17
 
Gördüklerim acı verdi…
Ercan Akkar
ercanakkar21@hotmail.com
 
 

2015 Haziranından bu yana yaşananlar ve bugüne gelişimiz hepinizin malumu.  Bu tarihten itibaren bazı yerleşim yerlerine girip-çıkmak çatışmalar, sokağa çıkma yasakları nedeniyle çok zor ve tehlikeliydi. 1990’lı yıllarda kırsalda yani köy ve mezralarda yaşananlar,  şehirlere-ilçelere sıçramış, onlarca insan ölmüş, yüzbinlerce insan yerinden-yurdundan göç etmek zorunda kalmıştı.

 

Tüm bu olup bitenlerden dolayı yaklaşık 2 yıl aradan sonra Şırnak, Cizre, Silopi, İdil, Nusaybin, Mazıdağı ve Derik’e gitme imkanı buldum. Buldum bulmasına da gördüklerim, duyduklarım ve yarattığı travmalar bana acı verdi. Eminim ki sizlerde gördüklerime, duyduklarıma şahit olsaydınız, sizlere de acı verirdi ve bu gidişatın sürdürülebilir olmadığına kanaat getirirdiniz.

 

Gezimin ilk durağı Mardin’in Mazıdağı ve Derik ilçeleriydi. Mazıdağı’nı çoğumuz 4 Mayıs 2009’da ilçeye bağlı Bilge Köyü’nde köy korucularının kimine göre rant, kimine göre ise namus nedeniyle aralarında çocuklarında olduğu 44 kişinin öldürüldüğü katliamla hatırlıyoruz.

 

Mazıdağı, bereketli toprakları ve güzel doğasıyla bilinir. Diyarbakır’dan Mazıdağı-Derik yol ayrımına gelene kadar bazı bölgelerde bomba arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman güvenlik güçleri tarafından durduruluyor ve uzunca bir süre beklemek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü bu bölgelerde daha önce yola döşenen patlayıcıların infilak etmesi sonucu birçok güvenlik görevlisi yaşamını yitirmişti. Her neyse Mazıdağı’nda sokağa çıkma yasağı uzun sürmediği için ilçe etkilenmemiş, sadece ekonomik durgunluk hissediyorsunuz.

 

Daha sonra 27 kilometre mesafedeki Derik’e geçtim. Derik, Mazıdağı’na göre, olaylardan daha çok etkilenmiş bir ilçe… İlçenin özellikle dağlık alana yakın olan yerlerinde ev ve işyerleri zarar görmüş, yıkılmış. İlçede derin bir sessizlik hakim. Esnaf çoğu gün siftah yapmadan kepenk kapatıyor. Ekonomi neredeyse durma noktasında, diğer yerlerde olduğu gibi gençlerin çoğu ya daha güvenli olan çevre illere, ya da batıdaki yakınlarının yanına gönderilmiş. Tıpkı Şırnak, Cizre, İdil ve Silopi’de olduğu gibi.

 

Ha bu arada unutmadan söyleyeyim, özellikle Şırnak bölgesi olmak üzere (E-90 uluslararası karayolu) yol boyunca karakolların olduğu bölgelerde trafik tek şeride düşürülüp, tüm karakollar beton bariyerler, orta refüjler hendek ve kum torbaları veya kayalarla belli mesafeye kadar tek şeride düşürülüyor. Yine özellikle Şırnak bölgesi olmak üzere kontrol noktalarında GBT (Genel Bilgi Tarama) ve detaylı araç arama yapıldığı için uzun kuyruklar görebilirsiniz. Kent merkezlerinde ise, karakolların, güvenlik güçlerinin bulunduğu lojmanların ve birçok devlet dairesinin etrafının da beton bloklarla çevrildiğini ve birçok yolun araç trafiğine kapalı olması ulaşımı büyük ölçüde aksatıyor. En önemlisi de bölgenin hassasiyeti nedeniyle güvenlik güçlerinin gergin olduğunu fark edebilirsiniz.

 

Bir tarafında Cudi, bir tarafından Gabar Dağları bulunan Şırnak’a geldiğimde ise, bambaşka bir tablo ile karşılaştım. İki yıl önce gördüğüm Şırnak ile geriye kalan Şırnak arasında büyük bir fark vardı. Yani iki yıl önceki birçok şey yerinde yoktu. Neredeyse ilçenin yarısından fazlası çatışmalar nedeniyle yıkılmış, hasarlı olanlar da kepçelerle halen yıkılıyor. Her taraf toz-duman içinde, insanlar ise endişeli, mutsuz ve huzursuz, konuşmaktan-yorum yapmaktan çekiniyor.

 

Biraz soluklanmak ve bir şeyler atıştırmak üzere bir lokantada televizyon izlediğim esnada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, TOBB Üniversitesi’nde düzenlenen TOBB Genel Kurulu’nda, “Cizre şehir olacak dedik ya. Yani Şırnak, Cizre'ye dönüşecek, Hakkari’de Yüksekova'ya dönüşecek. Çünkü şehircilik benim işim. Niye? Belediyecilikten geldim. Neresi şehir olur, neresi olmaz onu iyi bilirim. Şırnak'ı, Hakkari'yi nasıl şehir yapmışlar diye şaşarsınız. Bir kalkınma hamlesi yapacaksanız’  dediği konuşmayı izledim.

 

Sokakta bazı Şırnaklıların bu konuda hakkında düşüncelerini almak istedim. Daha önce olanlar hakkında konuşmayan vatandaşlar, bu duruma sessiz kalmayarak, “Zaten her taraf yıkıldı. İlçe olursak Şırnak’ın toparlanması imkansızdır. Biz referandumda yüzde 44.5 evet dedik. Cizre ise yüzde 81.3 hayır dedi. Bizi neden ilçe yapıyorlar ki” diye tepki gösterdiler.

 

İşin ilginç tarafı Cizreliler öyle il olmak için göbek atmıyor, hatta büyük bir çoğunluğu il olmak istemediklerini açık-seçik söylüyor ve ekliyor. ‘O gün Şırnak’ı kimler il yaptıysa, bugün de aynı anlayış Cizre’yi il yapmak istiyor. Çünkü Cizre hem Irak Kürt Bölgesi’ne, hem de Suriye Kürt Bölgesi’ne sınırı olan bir yerleşim yeridir’ diyerek, bunun stratejik bir gelişme olduğu yönünde bir tespitte bulunuyorlar.

 

Cizre’de, Şırnak’taki sessizliği görmedim diyebilirim. Evet, özellikle bazı mahalleler neredeyse yok olmuş. Çok acılar çekilmiş. Çatışmaların yaşanmadığı yerlerde bile ev ve işyerlerinde kurşun izi görmek mümkün. Hatta yol üzerinde bulunan ve daha önce konakladığım otel bile yerinde yoktu, ama Cizreliler enerjisi ve potansiyelleriyle çabuk toparlıyor sanırım. Çarşı pazarda bir canlılık var. Özellikle gençler günlük yaşamı cıvıltılarıyla şenlendirmeye başlamış.

 

İdil’de de çatışmanın izlerini her tarafta görmek olası. İnsanlar konuşmaktan çekinir hale gelmiş. Devlet bazı konutların yapımını tamamlamış. İnsanlar kurşun izlerini sıvalarla kapatmış. Ticari ve günlük yaşam ise yavaş yavaş hareketlenmeye başlamış.

 

Son durağım olan Silopi’de ise, çatışma ve sokağa çıkma yasağı pek uzun sürmediği için yıkım da sınırlı kalmış. Burada da ilçenin dış mahallesi ve dağlık alana daha yakın olan bölgelerinde çatışmaların izlerini görebilirsiniz. Bu gezinin özetini yapmak gerekirse, gördüklerim-duyduklarım bana acı verdi. Bir daha böyle acılar yaşanmaması dileğiyle.

 

Sevgiyle kalın…

 
Etiketler: Gördüklerim, acı, verdi…,
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ekim 2019
Gündem siyasetten, operasyona dönüştü…
07 Ekim 2019
Milliyetçi ve ırkçı söylemler
30 Eylül 2019
Skandallara şaşırdık mı?
23 Eylül 2019
Ekonomik gidişatın siyasete yansımaları…
16 Eylül 2019
Tüm annelerin acısı aynı…
09 Eylül 2019
Erken seçim olasılığı yükseliyor?
02 Eylül 2019
Önümüzdeki günler çok şeye gebe…
26 Ağustos 2019
Alın başınıza çalın adetinizi, törenizi!
19 Ağustos 2019
Komşularla turizmin önemi...
05 Ağustos 2019
Belediyelerde akraba ve yandaş furyası…
30 Temmuz 2019
Ensarlık buraya kadar...
22 Temmuz 2019
Aşırı milliyetçilik ve ırkçılıktan kaçınmalıyız…
15 Temmuz 2019
O sancak Diyarbakır’a getirilmeli…
09 Temmuz 2019
Hadi, gel de 1 dolarla geçin…
01 Temmuz 2019
Kimler serbest kalacak?
24 Haziran 2019
Bir dünya sorun mültecilik…
17 Haziran 2019
Kürt seçmen, kıskaca alındı…
10 Haziran 2019
Eğitim sistemindeki yap-boz devam ediyor…
03 Haziran 2019
Ramazan’da şiddet arttı trafik kazalarına dikkat…
27 Mayıs 2019
Açlık grevleri bitti, Annelerin yüzü güldü…
20 Mayıs 2019
Sevmiyoruz ama oyunu istiyoruz...
13 Mayıs 2019
Neden şaşırıyoruz ki!
06 Mayıs 2019
11 ayın sultanı tövbe için iyi bir fırsat...
29 Nisan 2019
Sur’da eksik ve karmaşa giderilmeli…
22 Nisan 2019
Bu seçim daha çok su kaldırır…
15 Nisan 2019
HDP’li yöneticiler şapkayı önüne koymalı…
08 Nisan 2019
Seçim bitti, tartışma bitmedi…
03 Nisan 2019
Tarihe geçecek bir yerel seçim süreci yaşadık…
25 Mart 2019
Diyarbakır medyasına büyük eser…
18 Mart 2019
Her türlü katliama lanet olsun...
11 Mart 2019
Spora yine siyaset karıştı...
04 Mart 2019
Gençler, geleceği okuma da görmüyor…
25 Şubat 2019
Seçim stratejileri…
18 Şubat 2019
Mağduriyet dönemi bitti. Beka sorunu dönemi başladı…
11 Şubat 2019
Kilo ile alma yerine, taneyle alma dönemi…
04 Şubat 2019
Partiler sınıfta kaldı: Yerel yönetimlerde kadının adı yok…
28 Ocak 2019
2 kutuplu siyaset ve yoksulluğun fotoğrafı …
21 Ocak 2019
Kanser partisindenim…
07 Ocak 2019
Havaalanında eziyet ve 10 yıllık değişim…
16 Aralık 2018
İhmaller zinciri facia getiriyordu...
10 Aralık 2018
İç turizmi ihmal etmemek gerekir…
02 Aralık 2018
Asıl sorumlu biz insan değil miyiz?
25 Kasım 2018
Öğretmenlerimiz çok şey mi istiyor?
18 Kasım 2018
Varsa yoksa seçim...
11 Kasım 2018
Vali Güzeloğlu aday olur mu?
04 Kasım 2018
Kadına yönelik şiddet yine gündemin ilk sırasında…
21 Ekim 2018
Cumhurbaşkanı ErdoğanDiyarbakır’ı istiyor…
15 Ekim 2018
Okul önündeki ‘zehir’ tehlikesi…
01 Ekim 2018
FETÖ’cüler nasıl gizleniyor?
24 Eylül 2018
İki olay ve çelişkiler yumağı…
17 Eylül 2018
Bir yanda açlık, bir yanda israf…
09 Eylül 2018
Zam üstüne zam...
02 Eylül 2018
Doğdukları yerde doyamıyorlar…
27 Ağustos 2018
Diyarbakır'a yakışıyor mu?
13 Ağustos 2018
Şehirlere kıymayın…
06 Ağustos 2018
Van’da dostlarla hasret giderdik…
30 Temmuz 2018
İktidar mı başarılı, muhalefet mi başarısız?
23 Temmuz 2018
Ekonomik gidişatın ‘cinnet’e etkileri…
16 Temmuz 2018
Sivillerin öncülük ettiği, darbemiz de oldu…
08 Temmuz 2018
STK olmanın önemi...
02 Temmuz 2018
Seçim bitti, şimdi sıra vaatlerde…
24 Haziran 2018
Seçmen sandık başına gitti...
18 Haziran 2018
Meydanlardaki sertliğin sonucu mu?
11 Haziran 2018
İttifak Arası HDP Ve Kürt Seçmene Mesajlar…
04 Haziran 2018
STK’lar ve yerel medya yeniden hatırlandı…
28 Mayıs 2018
Listeler ne anlatıyor ve listelere tepkiler…
21 Mayıs 2018
Bu Ramazan’da tadımız-tuzumuz kalmadı…
14 Mayıs 2018
Şu aday adayları bir alem…
06 Mayıs 2018
Seçim Mevsimi...
23 Nisan 2018
Belediyenin yağmurla imtihanı…
16 Nisan 2018
16 – 0’lık zafer, sarhoş etmemeli…
09 Nisan 2018
Belediyeler yaz temizliğine başlamalı…
02 Nisan 2018
Oda seçimlerinde yarış kızışıyor…
25 Mart 2018
Sizce de teyzemiz haklı değil mi?
19 Mart 2018
Erdoğan’dan sürpriz çıkış yok
11 Mart 2018
Kentlerin imajı sanıldığı gibi mi?
05 Mart 2018
Hedef 1 milyon turist…
25 Şubat 2018
İyi ve kötü yönetenler…
19 Şubat 2018
Göç gerçeğimiz…
12 Şubat 2018
Hani, nerede yerellik?
05 Şubat 2018
Muhalefet toparlanabilir mi?
29 Ocak 2018
Güç birliği şart oldu…
22 Ocak 2018
Savaş ve sonuçları…
15 Ocak 2018
Skandallar zinciri sürüyor...
08 Ocak 2018
Skandallar zinciri...
31 Aralık 2017
Gelen gideni aratmasın...
24 Aralık 2017
'Her işin başı sağlık'...
18 Aralık 2017
Güzel ahlakla toplumsal destek şart…
05 Aralık 2017
Gençlerin üçte biri hiç bir şey yapmıyor…
27 Kasım 2017
Hangi konuda karnemiz iyi ki...
20 Kasım 2017
Yerel Yönetimlerde Kayyım ve İstifalar…
13 Kasım 2017
Erken seçim olasılığı çok az…
06 Kasım 2017
Vatandaşın enflasyonu farklı…
30 Ekim 2017
Yol kapatma eziyete dönüştürülmemeli...
22 Ekim 2017
Yerel Basın Zor durumda...
15 Ekim 2017
Bilim yuvasını ne hale getirmişler...
09 Ekim 2017
Küçük bedenler sömürülüyor…
02 Ekim 2017
Taziye evlerine düzenleme yapılmalı…
25 Eylül 2017
Seçim neden ertelendi?
18 Eylül 2017
Neden mi mutsuzuz?
11 Eylül 2017
Keşke Sur böyle rekor kırmasaydı…
28 Ağustos 2017
Futbolda aynı sahneler…
21 Ağustos 2017
Nüfusu 2 bin 500’ün altında olan yerlere destek yok mu?
14 Ağustos 2017
Ak Parti ve Kayyumlar…
07 Ağustos 2017
CMP sonuçları şeffaf bir şekilde açıklanmalı…
31 Temmuz 2017
2019’a doğru…
24 Temmuz 2017
Bu sorunları çözen kahraman olur
17 Temmuz 2017
Darbeler Ülkesi…
10 Temmuz 2017
İhracın arkasında ne var?
03 Temmuz 2017
KDP, HDP’ye rakip olabilecek mi?
19 Haziran 2017
Verilen mesajlar net…
12 Haziran 2017
Şehirlerin özellik ve değerlerine sahip çıkalım…
05 Haziran 2017
Ucubelerin yapımı durdurulmalı…
22 Mayıs 2017
Göç ve Sonuçları…
15 Mayıs 2017
Suriyeliler’den rahatsızlık artıyor…
09 Mayıs 2017
Turizm dibe vurdu, kurtulur mu?
01 Mayıs 2017
1 Mayıs’da İşçinin-Emekçinin Durumu
24 Nisan 2017
Hesaplaşma zamanı geldi mi?
17 Nisan 2017
Halk kararını verdi…
10 Nisan 2017
Son viraja girildi…
04 Nisan 2017
Erdoğan’ın ziyareti ve FETÖ iddianamesi…
27 Mart 2017
İki olay ve çelişkiler yumağı…
20 Mart 2017
On gözlü köprü kurtuldu, ya Sur…
Haber Yazılımı