Yazı Detayı
22 Mayıs 2017 - Pazartesi 12:40
 
Göç ve Sonuçları…
Ercan Akkar
ercanakkar21@hotmail.com
 
 

Göç; siyasal, toplumsal ya da ekonomik nedenlerle bireylerin ya da toplulukların bulundukları, oturdukları yerleşim yerini bırakarak, başka bir yerleşim yerine ya da başka bir ülkeye gitme eylemi şeklinde tarif ediliyor.

 

Nasıl tarif edilirse edilsin, nasıl söylenirse söylensin, her ne nedenle olursa olsun, insanların yerinden-yurdundan olması öyle sözlüklerin tarif ettiği gibi veyahut  söylendiği gibi ne kolay, ne de sıradandır. Göçün her şeyden önemlisi duygusal yönü ağır basan bir tarafı vardır. Çünkü insanlar, her santiminde tüm yaşanmışlıklarını geride bırakarak, yürekleri buruk, gözleri dolu dolu topraklarından ayrılırlar. Hele bir daha geri dönme umutları olmadığını bilmeleri, acılarının katlanmasına neden olmaktadır.

 

Göçü en fazla yaşayan bölgelerin başında hiç kuşkusuz Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gelmektedir. Söz konusu bölgelerden gerek ekonomik, gerek toplumsal, gerekse siyasal nedenlerle, ülke kurulduğundan bu yana devam eden göç, hiçbir zaman azalmadı. 1990’larda belli bir politika çerçevesinde uygulanan göçün ağır faturasını bugün daha iyi anlıyor ve görüyoruz.

 

1990’larda devlet yetkilileri, köy ve mezraların boşaltılmasını PKK ile mücadelenin bir parçası olarak uyguladı. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nin 1995 Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilgili komisyonuna verdiği bilgiye göre yaklaşık 312 bin kişi köyünden, mezrasından, evinden ve tarlasından ayrılmak durumunda kalmıştı.

 

Yani 90’lı yıllarda 3 bin dolayında köy ve mezra boşaltılmış ve köylerden kentlere göçen insan sayısı katlanmıştı. Köylerinden ve geçim kaynaklarından olanlar, şehirde işsizlikle karşı karşıya kaldı. Kadınlar için ise durum daha da vahimdi. Kadınlar, köylerinde üretime katıldıkları topraklarından ayrılıp, şehirde evlerden çıkamadan ve hayattan kopuk bir yaşam sürdü.

 

Peki bugün durum farklı mı? O herkesin bakış açısına göre mutlaka farklılık arz ediyordur. Ama her zaman yaşanmışlıkların ve rakamların ortaya koyduğu bir realite vardır.

 

Birkaç gün önce Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin ev sahipliğinde Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun ‘Girişim ve İş Dünyası Konseyi 39'uncu Toplantısı’ 80 ilden işadamlarının bir araya gelmesiyle gerçekleştirildi. İşte bu toplantıda ortaya konan rakamlar ve yaşanmışlıklar göç ve göçün sonuçlarını bir kez daha net bir şekilde ortaya koydu.

 

Toplantıda, 1990’lı yıllarda Cizre’de lise öğrencisi olan iş insanı ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, hem o dönemi, hem de bu dönemi gören biri olarak ortaya bazı gerçekleri koydu. Kadooğlu, Türkiye'nin orta gelir tuzağından kurtulmasını sağlayacak bir ekonomik ivmenin yakalanmasının, ülke refahının yükselmesi adına en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirterek, Diyarbakır, Mardin ve Şırnak gibi bölgenin önemli illerinden 300 bin insanın göç etmesinin kentlere, bölgeye ve dolayısıyla ülke ekonomisine önemli kayıplar yaşattığını anlatarak, şu önemli açıklamada bulundu:

 

"TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre Türkiye nüfusunun yüzde 3,3'ü olan 2 milyon 550 bin kişi göç etmiş durumdadır. Yine araştırmalar, bir kişinin göç etmesinin kamuya maliyetinin ortalama 200 bin TL'yi bulduğunu ortaya koymaktadır. Bu rakamı TÜİK'in göç rakamlarıyla birleştirdiğinizde ortaya çıkan rakam 506 milyar TL'yi bulmaktadır. 300 bin kişinin Doğu ve Güneydoğu'dan göç etmesinin kamuya maliyeti ise ortalama 70 milyar TL yani yaklaşık 18 milyar Euro'luk bir kayıp yaratmaktadır. Bu korkunç bir rakamdır. Özellikle dış borçlanma, yani yabancı sermaye çekme zorunluluğu olan ekonomimizin, iç göçten kaynaklanan bu kayıpları daha verimli alanlara yönlendirmesi için planlı bir ekonomik ve sosyal politikalar uygulaması elzemdir. Bu parayı göç nedeniyle harcayacağımıza, Doğu ve Güneydoğu'da istihdama ve yatırıma harcamış olsak, inanın ne dış borç ne de cari açık sorunumuz kalırdı."

 

Aynı toplantıda; Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu ve İstanbul Politikalar Merkezi işbirliği ile hazırlanan Kent Bölge: Yerel Kalkınmada Yeni Dinamikler-Türkiye'nin Kentlerinden Kentlerin Türkiye'sine raporu, kentler bağlamında Türkiye'nin iktisadi ve idari sorunları üzerinde çalışmak ve çözüm üretmek amacıyla kamuoyuna sunuldu.

 

İki aşamalı bir çalışmanın ilk fazı olan rapor kapsamında Adana-Mersin, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Samsun ve Van şehirlerinde kent-bölge oluşumunun dinamikleri ve potansiyelleri incelendi.

 

Söz konusu kentlerin küresel üretim, tüketim ve dolaşım ilişkilerinden nasıl etkilendiği analiz edildi ve kentlerin potansiyel imkanları ile kısıtları arasındaki makasın nasıl daralacağına ilişkin hipotezler sunuldu. Araştırmanın ikinci ayağı kapsamında bu 12 kentten, belirlenen 4 ya da 5'inde bir çözüm modeli ortaya konması hedefleniyor.

 

İster siyasal, ister toplumsal, ister ekonomik olsun göç ve göçün sonuçları her zaman ağır ve yıpratıcı oluyor. Bu ağırlığı ve yıpratıcılığı ortadan kaldırmanın panzehiri daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk ve daha fazla özgürlüklerle mümkündür. İş insanlarının ortaya koyduğu raporda bu nedenle önemli ve dikkate alınması gerekmektedir.

 

Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: Göç, ve, Sonuçları…,
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ekim 2019
Gündem siyasetten, operasyona dönüştü…
07 Ekim 2019
Milliyetçi ve ırkçı söylemler
30 Eylül 2019
Skandallara şaşırdık mı?
23 Eylül 2019
Ekonomik gidişatın siyasete yansımaları…
16 Eylül 2019
Tüm annelerin acısı aynı…
09 Eylül 2019
Erken seçim olasılığı yükseliyor?
02 Eylül 2019
Önümüzdeki günler çok şeye gebe…
26 Ağustos 2019
Alın başınıza çalın adetinizi, törenizi!
19 Ağustos 2019
Komşularla turizmin önemi...
05 Ağustos 2019
Belediyelerde akraba ve yandaş furyası…
30 Temmuz 2019
Ensarlık buraya kadar...
22 Temmuz 2019
Aşırı milliyetçilik ve ırkçılıktan kaçınmalıyız…
15 Temmuz 2019
O sancak Diyarbakır’a getirilmeli…
09 Temmuz 2019
Hadi, gel de 1 dolarla geçin…
01 Temmuz 2019
Kimler serbest kalacak?
24 Haziran 2019
Bir dünya sorun mültecilik…
17 Haziran 2019
Kürt seçmen, kıskaca alındı…
10 Haziran 2019
Eğitim sistemindeki yap-boz devam ediyor…
03 Haziran 2019
Ramazan’da şiddet arttı trafik kazalarına dikkat…
27 Mayıs 2019
Açlık grevleri bitti, Annelerin yüzü güldü…
20 Mayıs 2019
Sevmiyoruz ama oyunu istiyoruz...
13 Mayıs 2019
Neden şaşırıyoruz ki!
06 Mayıs 2019
11 ayın sultanı tövbe için iyi bir fırsat...
29 Nisan 2019
Sur’da eksik ve karmaşa giderilmeli…
22 Nisan 2019
Bu seçim daha çok su kaldırır…
15 Nisan 2019
HDP’li yöneticiler şapkayı önüne koymalı…
08 Nisan 2019
Seçim bitti, tartışma bitmedi…
03 Nisan 2019
Tarihe geçecek bir yerel seçim süreci yaşadık…
25 Mart 2019
Diyarbakır medyasına büyük eser…
18 Mart 2019
Her türlü katliama lanet olsun...
11 Mart 2019
Spora yine siyaset karıştı...
04 Mart 2019
Gençler, geleceği okuma da görmüyor…
25 Şubat 2019
Seçim stratejileri…
18 Şubat 2019
Mağduriyet dönemi bitti. Beka sorunu dönemi başladı…
11 Şubat 2019
Kilo ile alma yerine, taneyle alma dönemi…
04 Şubat 2019
Partiler sınıfta kaldı: Yerel yönetimlerde kadının adı yok…
28 Ocak 2019
2 kutuplu siyaset ve yoksulluğun fotoğrafı …
21 Ocak 2019
Kanser partisindenim…
07 Ocak 2019
Havaalanında eziyet ve 10 yıllık değişim…
16 Aralık 2018
İhmaller zinciri facia getiriyordu...
10 Aralık 2018
İç turizmi ihmal etmemek gerekir…
02 Aralık 2018
Asıl sorumlu biz insan değil miyiz?
25 Kasım 2018
Öğretmenlerimiz çok şey mi istiyor?
18 Kasım 2018
Varsa yoksa seçim...
11 Kasım 2018
Vali Güzeloğlu aday olur mu?
04 Kasım 2018
Kadına yönelik şiddet yine gündemin ilk sırasında…
21 Ekim 2018
Cumhurbaşkanı ErdoğanDiyarbakır’ı istiyor…
15 Ekim 2018
Okul önündeki ‘zehir’ tehlikesi…
01 Ekim 2018
FETÖ’cüler nasıl gizleniyor?
24 Eylül 2018
İki olay ve çelişkiler yumağı…
17 Eylül 2018
Bir yanda açlık, bir yanda israf…
09 Eylül 2018
Zam üstüne zam...
02 Eylül 2018
Doğdukları yerde doyamıyorlar…
27 Ağustos 2018
Diyarbakır'a yakışıyor mu?
13 Ağustos 2018
Şehirlere kıymayın…
06 Ağustos 2018
Van’da dostlarla hasret giderdik…
30 Temmuz 2018
İktidar mı başarılı, muhalefet mi başarısız?
23 Temmuz 2018
Ekonomik gidişatın ‘cinnet’e etkileri…
16 Temmuz 2018
Sivillerin öncülük ettiği, darbemiz de oldu…
08 Temmuz 2018
STK olmanın önemi...
02 Temmuz 2018
Seçim bitti, şimdi sıra vaatlerde…
24 Haziran 2018
Seçmen sandık başına gitti...
18 Haziran 2018
Meydanlardaki sertliğin sonucu mu?
11 Haziran 2018
İttifak Arası HDP Ve Kürt Seçmene Mesajlar…
04 Haziran 2018
STK’lar ve yerel medya yeniden hatırlandı…
28 Mayıs 2018
Listeler ne anlatıyor ve listelere tepkiler…
21 Mayıs 2018
Bu Ramazan’da tadımız-tuzumuz kalmadı…
14 Mayıs 2018
Şu aday adayları bir alem…
06 Mayıs 2018
Seçim Mevsimi...
23 Nisan 2018
Belediyenin yağmurla imtihanı…
16 Nisan 2018
16 – 0’lık zafer, sarhoş etmemeli…
09 Nisan 2018
Belediyeler yaz temizliğine başlamalı…
02 Nisan 2018
Oda seçimlerinde yarış kızışıyor…
25 Mart 2018
Sizce de teyzemiz haklı değil mi?
19 Mart 2018
Erdoğan’dan sürpriz çıkış yok
11 Mart 2018
Kentlerin imajı sanıldığı gibi mi?
05 Mart 2018
Hedef 1 milyon turist…
25 Şubat 2018
İyi ve kötü yönetenler…
19 Şubat 2018
Göç gerçeğimiz…
12 Şubat 2018
Hani, nerede yerellik?
05 Şubat 2018
Muhalefet toparlanabilir mi?
29 Ocak 2018
Güç birliği şart oldu…
22 Ocak 2018
Savaş ve sonuçları…
15 Ocak 2018
Skandallar zinciri sürüyor...
08 Ocak 2018
Skandallar zinciri...
31 Aralık 2017
Gelen gideni aratmasın...
24 Aralık 2017
'Her işin başı sağlık'...
18 Aralık 2017
Güzel ahlakla toplumsal destek şart…
05 Aralık 2017
Gençlerin üçte biri hiç bir şey yapmıyor…
27 Kasım 2017
Hangi konuda karnemiz iyi ki...
20 Kasım 2017
Yerel Yönetimlerde Kayyım ve İstifalar…
13 Kasım 2017
Erken seçim olasılığı çok az…
06 Kasım 2017
Vatandaşın enflasyonu farklı…
30 Ekim 2017
Yol kapatma eziyete dönüştürülmemeli...
22 Ekim 2017
Yerel Basın Zor durumda...
15 Ekim 2017
Bilim yuvasını ne hale getirmişler...
09 Ekim 2017
Küçük bedenler sömürülüyor…
02 Ekim 2017
Taziye evlerine düzenleme yapılmalı…
25 Eylül 2017
Seçim neden ertelendi?
18 Eylül 2017
Neden mi mutsuzuz?
11 Eylül 2017
Keşke Sur böyle rekor kırmasaydı…
28 Ağustos 2017
Futbolda aynı sahneler…
21 Ağustos 2017
Nüfusu 2 bin 500’ün altında olan yerlere destek yok mu?
14 Ağustos 2017
Ak Parti ve Kayyumlar…
07 Ağustos 2017
CMP sonuçları şeffaf bir şekilde açıklanmalı…
31 Temmuz 2017
2019’a doğru…
24 Temmuz 2017
Bu sorunları çözen kahraman olur
17 Temmuz 2017
Darbeler Ülkesi…
10 Temmuz 2017
İhracın arkasında ne var?
03 Temmuz 2017
KDP, HDP’ye rakip olabilecek mi?
19 Haziran 2017
Verilen mesajlar net…
12 Haziran 2017
Şehirlerin özellik ve değerlerine sahip çıkalım…
05 Haziran 2017
Ucubelerin yapımı durdurulmalı…
29 Mayıs 2017
Gördüklerim acı verdi…
15 Mayıs 2017
Suriyeliler’den rahatsızlık artıyor…
09 Mayıs 2017
Turizm dibe vurdu, kurtulur mu?
01 Mayıs 2017
1 Mayıs’da İşçinin-Emekçinin Durumu
24 Nisan 2017
Hesaplaşma zamanı geldi mi?
17 Nisan 2017
Halk kararını verdi…
10 Nisan 2017
Son viraja girildi…
04 Nisan 2017
Erdoğan’ın ziyareti ve FETÖ iddianamesi…
27 Mart 2017
İki olay ve çelişkiler yumağı…
20 Mart 2017
On gözlü köprü kurtuldu, ya Sur…
Haber Yazılımı