Yazı Detayı
19 Şubat 2018 - Pazartesi 10:16
 
Göç gerçeğimiz…
Ercan Akkar
ercanakkar21@hotmail.com
 
 

Sözlükler göçü; siyasal, toplumsal ya da ekonomik nedenlerle bireylerin ya da toplulukların bulundukları, oturdukları yerleşim yerini bırakarak başka bir yerleşim yerine ya da başka bir ülkeye gitme eylemi diye tarif ediyor.

 

Sözlükteki anlamına bakarak, hangi kategoriye koyarsanız koyun Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de, son 34 yıldan bu yana yaşanan çatışmalı süreçle birlikte bir göç gerçeği var ve bu göç gerçek halen devam etmektedir.

 

Sonuç itibariyle hangi nedenle olursa olsun, insanlar veya topluluklar, doğdukları toprakları çok mecbur olmadıkça bırakmak istemez, bu kaçınılmaz ise de çok zor gerçekleşir ve de büyük duygusal kırılmalar yaşanmasına neden olur.

 

Gazetemizden Ahmet Sümbül’ün hazırladığı ve okurlarımızdan büyük beğeni gören 7 bölümlük ‘Diyarbakır’ın Göç Gerçeği’ yazı dizisi,  göç ve göçün yarattığı sonuçları en iyi şekilde ortaya koyan ve de gelecek nesillere hem kaynak, hem de ders niteliğinde tespitlere yer vermektedir.

 

Arkadaşımız Sümbül, Hayatboyu Eğitim ve Şiddetle Mücadele Derneği tarafından gerçekleştirilen, kamu kurum ve kuruluşları ile bazı sivil toplum örgütlerinin destek verdiği ‘Göç ve Sonuçları’ araştırma sonuçlarından çıkardığı bilgilerden derlediği yazı dizisi, Diyarbakır merkez Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ilçelerinde göç ile gelenlerin mevcut durumlarını ve düşüncelerini ele alıyor.

 

Bilindiği gibi, 1990’lı yıllarda çatışmaların yoğun olduğu dönemde, kırsal alandan yanı köyden kente büyük bir göç vardı. Gerek devletin resmi rakamları, gerekse bölgeye gelip araştırma yapan siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin verileri olsun,  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 3 bin 500 dolayında köy ve mezranın boşaltıldığını, binlerce faili meçhul cinayetin işlendiğini, kimine göre 350, kimine göre 750 bin, kimine göre ise daha fazla bir nüfusun göç ettiği gerçeğidir.

 

Aslına bakarsanız 1990’lı yıllarda çatışmaların yoğunlaştığı dönem ile bu araştırma arasında en temel fark, o dönem kırsal alanda yaşanan çatışmaların kentlere sıçraması ve kentlerde bir iç göçün yaşanması olarak görülebilinir. Yani 1990’larda Diyarbakır, Van, Urfa, Mardin gibi merkezlere kırsaldan göç yaşanırken, bu kez söz konusu kentlerin bir mahallesinden bir mahallesine, bir merkez ilçesinden diğer bir merkez ilçesine göç yaşanıyor.  

 

Bunun dışında ise, göç zedelerin sorunları o günde aynıydı, bugünde aynı. Çünkü en temel sorun yine yoksulluk ve bunun getirdiği sosyo-ekonomik sorunlar yumağıdır.

 

Bu son araştırmadaki en çarpıcı sonuçlardan biri de göç zedelerin neredeyse tamamının, ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci’, ‘Müzakere Süreci’, ‘Çözüm Süreci’ veya ‘Barış Süreci’ni desteklemiş olmaları ve yeniden böylesi bir sürece geçilebilmesi için gerekli olanları şartları sıralamış olmalarıdır.

 

Araştırmanın ortaya koyduğu diğer en önemli sonuçlardan biri de, kente değişik nedenlerden ötürü yıllar öncesinden gelen, kentte yaşadıkları zorluklara rağmen, çoğunlukla burada kalma yönünde görüş ortaya koyarken, özellikle yaşlılar ve işsizlik yaşayanların ise geri dönüşe daha sıcak bakmasıdır.

 

Tüm bunlar gösteriyor ki, bir göç gerçeğimiz var ve bu gerçek çok önemli sorun ve sonuçlar ortaya koymaktadır. Çünkü doğdukları yerlerde üretici olan insanlar, kentlerde tüketici konumuna düşüyor. Kırsalda göç arttıkça kentlerdeki sorunlarda artıyor.

 

Bu arada Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Diyarbakır’ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasakları nedeniyle evlerinden göç etmek zorunda kalan ailelerle ‘Diyarbakır ili Sur ilçesinde yerinden edilen ailelerin temel haklara ve kamu hizmetlerine erişimi’ projesi kapsamında yaptığı görüşmelerin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.

 

DİTAM’ın sokağa çıkma yasakları esnasında yerinden edilen Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinden göç eden 500 aile ile görüşüp hazırladığı raporda, çatışmaların üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen 60 çocukta ‘travma sonrası stres bozukluğu’ belirtilerinin tespit edildiği ve ayrıca Diyarbakır’da bulunan diğer sivil toplum örgütlerinin 500 aileden sadece 4 aileye yardım ettiğini tespit etti.

 

Halbuki çatışmaların yaşandığı dönemde, ortalıkta dolaşan onca sivil toplum örgütü, her gün onlarca, yüzlerce aileye yardım ettiklerini iddia ediyorlardı. Ama DİTAM’ın araştırması bunun çürütüyor. Bu da şunun gösteriyor, kendisine sivil toplum örgütü veya hayırsever diyen bazı kişiler, böylesi durumu fırsata çevirip göç zedelerin hakkını yemeleridir.

 

Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: Göç, gerçeğimiz…,
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ekim 2019
Gündem siyasetten, operasyona dönüştü…
07 Ekim 2019
Milliyetçi ve ırkçı söylemler
30 Eylül 2019
Skandallara şaşırdık mı?
23 Eylül 2019
Ekonomik gidişatın siyasete yansımaları…
16 Eylül 2019
Tüm annelerin acısı aynı…
09 Eylül 2019
Erken seçim olasılığı yükseliyor?
02 Eylül 2019
Önümüzdeki günler çok şeye gebe…
26 Ağustos 2019
Alın başınıza çalın adetinizi, törenizi!
19 Ağustos 2019
Komşularla turizmin önemi...
05 Ağustos 2019
Belediyelerde akraba ve yandaş furyası…
30 Temmuz 2019
Ensarlık buraya kadar...
22 Temmuz 2019
Aşırı milliyetçilik ve ırkçılıktan kaçınmalıyız…
15 Temmuz 2019
O sancak Diyarbakır’a getirilmeli…
09 Temmuz 2019
Hadi, gel de 1 dolarla geçin…
01 Temmuz 2019
Kimler serbest kalacak?
24 Haziran 2019
Bir dünya sorun mültecilik…
17 Haziran 2019
Kürt seçmen, kıskaca alındı…
10 Haziran 2019
Eğitim sistemindeki yap-boz devam ediyor…
03 Haziran 2019
Ramazan’da şiddet arttı trafik kazalarına dikkat…
27 Mayıs 2019
Açlık grevleri bitti, Annelerin yüzü güldü…
20 Mayıs 2019
Sevmiyoruz ama oyunu istiyoruz...
13 Mayıs 2019
Neden şaşırıyoruz ki!
06 Mayıs 2019
11 ayın sultanı tövbe için iyi bir fırsat...
29 Nisan 2019
Sur’da eksik ve karmaşa giderilmeli…
22 Nisan 2019
Bu seçim daha çok su kaldırır…
15 Nisan 2019
HDP’li yöneticiler şapkayı önüne koymalı…
08 Nisan 2019
Seçim bitti, tartışma bitmedi…
03 Nisan 2019
Tarihe geçecek bir yerel seçim süreci yaşadık…
25 Mart 2019
Diyarbakır medyasına büyük eser…
18 Mart 2019
Her türlü katliama lanet olsun...
11 Mart 2019
Spora yine siyaset karıştı...
04 Mart 2019
Gençler, geleceği okuma da görmüyor…
25 Şubat 2019
Seçim stratejileri…
18 Şubat 2019
Mağduriyet dönemi bitti. Beka sorunu dönemi başladı…
11 Şubat 2019
Kilo ile alma yerine, taneyle alma dönemi…
04 Şubat 2019
Partiler sınıfta kaldı: Yerel yönetimlerde kadının adı yok…
28 Ocak 2019
2 kutuplu siyaset ve yoksulluğun fotoğrafı …
21 Ocak 2019
Kanser partisindenim…
07 Ocak 2019
Havaalanında eziyet ve 10 yıllık değişim…
16 Aralık 2018
İhmaller zinciri facia getiriyordu...
10 Aralık 2018
İç turizmi ihmal etmemek gerekir…
02 Aralık 2018
Asıl sorumlu biz insan değil miyiz?
25 Kasım 2018
Öğretmenlerimiz çok şey mi istiyor?
18 Kasım 2018
Varsa yoksa seçim...
11 Kasım 2018
Vali Güzeloğlu aday olur mu?
04 Kasım 2018
Kadına yönelik şiddet yine gündemin ilk sırasında…
21 Ekim 2018
Cumhurbaşkanı ErdoğanDiyarbakır’ı istiyor…
15 Ekim 2018
Okul önündeki ‘zehir’ tehlikesi…
01 Ekim 2018
FETÖ’cüler nasıl gizleniyor?
24 Eylül 2018
İki olay ve çelişkiler yumağı…
17 Eylül 2018
Bir yanda açlık, bir yanda israf…
09 Eylül 2018
Zam üstüne zam...
02 Eylül 2018
Doğdukları yerde doyamıyorlar…
27 Ağustos 2018
Diyarbakır'a yakışıyor mu?
13 Ağustos 2018
Şehirlere kıymayın…
06 Ağustos 2018
Van’da dostlarla hasret giderdik…
30 Temmuz 2018
İktidar mı başarılı, muhalefet mi başarısız?
23 Temmuz 2018
Ekonomik gidişatın ‘cinnet’e etkileri…
16 Temmuz 2018
Sivillerin öncülük ettiği, darbemiz de oldu…
08 Temmuz 2018
STK olmanın önemi...
02 Temmuz 2018
Seçim bitti, şimdi sıra vaatlerde…
24 Haziran 2018
Seçmen sandık başına gitti...
18 Haziran 2018
Meydanlardaki sertliğin sonucu mu?
11 Haziran 2018
İttifak Arası HDP Ve Kürt Seçmene Mesajlar…
04 Haziran 2018
STK’lar ve yerel medya yeniden hatırlandı…
28 Mayıs 2018
Listeler ne anlatıyor ve listelere tepkiler…
21 Mayıs 2018
Bu Ramazan’da tadımız-tuzumuz kalmadı…
14 Mayıs 2018
Şu aday adayları bir alem…
06 Mayıs 2018
Seçim Mevsimi...
23 Nisan 2018
Belediyenin yağmurla imtihanı…
16 Nisan 2018
16 – 0’lık zafer, sarhoş etmemeli…
09 Nisan 2018
Belediyeler yaz temizliğine başlamalı…
02 Nisan 2018
Oda seçimlerinde yarış kızışıyor…
25 Mart 2018
Sizce de teyzemiz haklı değil mi?
19 Mart 2018
Erdoğan’dan sürpriz çıkış yok
11 Mart 2018
Kentlerin imajı sanıldığı gibi mi?
05 Mart 2018
Hedef 1 milyon turist…
25 Şubat 2018
İyi ve kötü yönetenler…
12 Şubat 2018
Hani, nerede yerellik?
05 Şubat 2018
Muhalefet toparlanabilir mi?
29 Ocak 2018
Güç birliği şart oldu…
22 Ocak 2018
Savaş ve sonuçları…
15 Ocak 2018
Skandallar zinciri sürüyor...
08 Ocak 2018
Skandallar zinciri...
31 Aralık 2017
Gelen gideni aratmasın...
24 Aralık 2017
'Her işin başı sağlık'...
18 Aralık 2017
Güzel ahlakla toplumsal destek şart…
05 Aralık 2017
Gençlerin üçte biri hiç bir şey yapmıyor…
27 Kasım 2017
Hangi konuda karnemiz iyi ki...
20 Kasım 2017
Yerel Yönetimlerde Kayyım ve İstifalar…
13 Kasım 2017
Erken seçim olasılığı çok az…
06 Kasım 2017
Vatandaşın enflasyonu farklı…
30 Ekim 2017
Yol kapatma eziyete dönüştürülmemeli...
22 Ekim 2017
Yerel Basın Zor durumda...
15 Ekim 2017
Bilim yuvasını ne hale getirmişler...
09 Ekim 2017
Küçük bedenler sömürülüyor…
02 Ekim 2017
Taziye evlerine düzenleme yapılmalı…
25 Eylül 2017
Seçim neden ertelendi?
18 Eylül 2017
Neden mi mutsuzuz?
11 Eylül 2017
Keşke Sur böyle rekor kırmasaydı…
28 Ağustos 2017
Futbolda aynı sahneler…
21 Ağustos 2017
Nüfusu 2 bin 500’ün altında olan yerlere destek yok mu?
14 Ağustos 2017
Ak Parti ve Kayyumlar…
07 Ağustos 2017
CMP sonuçları şeffaf bir şekilde açıklanmalı…
31 Temmuz 2017
2019’a doğru…
24 Temmuz 2017
Bu sorunları çözen kahraman olur
17 Temmuz 2017
Darbeler Ülkesi…
10 Temmuz 2017
İhracın arkasında ne var?
03 Temmuz 2017
KDP, HDP’ye rakip olabilecek mi?
19 Haziran 2017
Verilen mesajlar net…
12 Haziran 2017
Şehirlerin özellik ve değerlerine sahip çıkalım…
05 Haziran 2017
Ucubelerin yapımı durdurulmalı…
29 Mayıs 2017
Gördüklerim acı verdi…
22 Mayıs 2017
Göç ve Sonuçları…
15 Mayıs 2017
Suriyeliler’den rahatsızlık artıyor…
09 Mayıs 2017
Turizm dibe vurdu, kurtulur mu?
01 Mayıs 2017
1 Mayıs’da İşçinin-Emekçinin Durumu
24 Nisan 2017
Hesaplaşma zamanı geldi mi?
17 Nisan 2017
Halk kararını verdi…
10 Nisan 2017
Son viraja girildi…
04 Nisan 2017
Erdoğan’ın ziyareti ve FETÖ iddianamesi…
27 Mart 2017
İki olay ve çelişkiler yumağı…
20 Mart 2017
On gözlü köprü kurtuldu, ya Sur…
Haber Yazılımı