Yazı Detayı
24 Ocak 2018 - Çarşamba 09:05
 
Edebi söz harmanı (40)
Mehmet Kemal Uğuzlu
ekspresurfa@gmail.com
 
 

Yer­yü­zün­de nice yük­sek ma­kam­lar­da otu­ran cüce/mini mir­ler ve nice ma­ka­mı ol­ma­yan yüce/maxi mérler gör­mek için, biraz dik­kat­li bak­mak ye­ter­li­dir.

Ga­rip­tir ki umut, hayat, güven ve ilim nok­ta­sın­da do­kuz-on yaş­la­rın­da nice olgun âlim ve dok­san yaş­la­rın­da nice yoz ca­hil­ler gör­mek müm­kün!

 

Genç­li­ği­ni kay­be­den, ka­za­na­ma­yan fert veya top­lum­la­rın ka­za­na­ca­ğı de­ğer­li bir ser­ma­ye­si kal­maz! Ne­ti­ce­si hüs­ran bir durum!

Genç olmak ve genç kal­mak sa­de­ce bi­yo­lo­jik değil; fi­zik­sel, kim­ya­sal, sos­yo­lo­jik ve psi­ko­lo­jik iman­lı genç­lik çok önem­li­dir!

Genç­li­ği­nin öz­gür­lük, hür­ri­yet ve ge­le­ce­ği teh­li­ke­de olan mil­let­le­rin, dev­let­le­rin is­tik­bal ve is­tik­la­lin­den ne kadar emin olu­na­bi­lir?

Genç­li­ğe değer ver­mek; sa­de­ce eş, aş, iş bulma nok­ta­sın­da değil, hey­hat ki bun­lar dahi ve­ri­le­mi­yor­sa teh­li­ke ka­pı­da­dır. Çözüm bizde..!

 

Allah'a kul olana, kul­luk rüt­be­sin­den sonra ve­ri­len her rütbe manen ten­zi­li rüt­be­dir! " İyyake ne'budu ve iy­ya­ke neste'in" ma­ka­mı­na var­mak en yüce ma­kam­dır.

İlahi ada­let ilk insan Hz. Âdem­den, son insan bir Adam ka­la­na kadar yeter. Yeter ki "emir olun­du­ğun gibi dos­doğ­ru ol!"em­ri­ne uyul­sun.
İnsaf­lı, ak­lı­se­lim sa­hi­bi her insan; değil kendi ül­ke­si­nin aley­hi­ne olmak, baş­ka­la­rı­nın aley­hin­de bile ol­ma­dan her­ke­se iyi­lik ister.

Hiç bir fer­din, mil­le­tin, ül­ke­nin za­ra­rı di­ğer­le­ri­nin kâ­rı­na değil. Her ül­ke­nin mü­ref­feh ve gü­ven­li oluşu her­ke­sin fay­da­sı­na­dır!

 

Bir ül­ke­de israf, uyuş­tu­ru­cu, zina, öte­ki­leş­tir­me ve zu­lüm­den biri bu­lun­sa bat­ma­ma­sı için bir neden kal­maz. Ya her dördü varsa...?

İMANI ZAYIF VE AMELİ NAÇİZ OLSA DA "MÜMİN MÜMİNİN KAR­DEŞİDİR" ve "BİRBİRİNİ ÖL­DÜR­ME­YE KAS­TE­DEN­LERİN HER İKİSİ DE CE­HEN­NE­ME GİDER!”

 

Zul­mün en­va-ı çe­şi­di­ne karşı, sa­de­ce i'layı ke­li­me­tul­la­hın hâ­ki­mi­ye­ti için, küf­fa­ra karşı sa­va­şan kaç mü­ca­hit kaç şehit ve gazi var?

Bir ül­ke­de bir tek terör ör­gü­tü­nün yüz bin­ler­ce men­su­bu varsa, bir­den fazla ör­güt­le­rin mil­yon­la­ra varan men­sup­la­rı ne iş yapar...?

Garaz'da gaza gel­miş­le­rin ak­lı­se­lim ha­re­ket et­me­le­ri zor­dur! Kin, nef­ret, garaz sos­yo­lo­jik, psi­ko­lo­jik te­da­vi ge­rek­ti­ren va­kı­alar­dır!

Bir ül­ke­nin ce­za­ev­le­ri ve mah­kûm sa­yı­sı üni­ver­si­te ve öğ­re­tim gö­rev­li­le­rin­den çok ise, o ül­ke­nin is­tik­lal ve is­tik­ba­li ne hal­de­dir?

 

Yüce Rab­bi­miz(cc) ge­re­ken fiili duayı yap­tık­tan sonra, ta­hak­ku­ku için kavli duaya du­ran­la­rın du­ası­nı kabul 
bu­yur­sun!

"Garaz ka­rış­tı" diye öl­dü­re­ce­ği adam­dan vaz­ge­çen İslami man­tık ne­re­de? Her gün in­ti­kam tö­re­si ku­san­la­rın Müs­lü­man­lık­la­rı ne­re­de?

 

Bazen yüz bin­ler de­re­ce­de hay­ret edi­lir! Dün­ya­da ya­pı­lan bunca zulüm ve kat­li­am­la­ra karşı im­kân­la­rı olan­lar nasıl su­sa­bi­lir?

Yaşam bo­yun­ca en kârlı olan: Ya­şa­dı­ğı günü ve ge­ce­si­ni, hatta bir anlık za­ma­nı­nı dahi en son­muş gibi de­ğer­len­di­re bi­len­dir.

Öğ­re­nim ya­şı­nın ol­ma­dı­ğı­nı yaş­la­nın­ca daha iyi an­la­dım. An­la­dım ki en yaş­lı­nın öğ­ren­me ih­ti­ya­cı in­san­lık ta­ri­hi­nin asır­la­rı ka­dar­dır!

Dün­ya­da en al­çak­ça hı­ya­net, her­han­gi bir coğ­raf­ya­da, her­han­gi bir mil­le­tin mak­sat­lı ve plan­lı, de­mog­ra­fik ya­pı­sıy­la oy­nan­ma­sı­dır!

 

Zorla dikte edi­len her kül­tü­rel yaşam; teh­cir, din, dil, adil ol­ma­yan hukuk... zul­mün zirve yap­tı­ğı en tepe nok­ta­sı­dır.

Kelle ile kelle kar­şı­laş­tır­ma­sı, 1500 yıl önce zu­lü­mat­lı ce­ha­let as­rı­nın kül­tü­rü­dür. İslam­da "Za­ra­rın ne­re­sin­de dö­nü­lür­se kar­dır”

İslam ve Ev­ren­sel Dünya Hu­ku­ku "suç­la­rın bi­rey­sel­li­ği" ka­ri­ne­si­ni kabul etmiş. Ta­raf­la­rın top­tan ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı ci­na­yet­tir!

İnsa­noğ­lu­nun kar­şı­la­şa­bi­le­ce­ği iki büyük teh­li­ke: Mafya gibi dev­let, dev­let gibi mafya, her ikisi de gayrı sahih ve gayrı meş­ru­dur!


Za­lim­ler üç şey­den kor­kar­lar! 1-Ce­sur olan maz­lum­lar­dan 2-Zul­mü sona er­di­ren ba­rış­tan! 3-Ada­let­le hük­me­den hâ­kim­ler­den!

Hiç­bir za­li­min zulmü ya­nı­na kar kal­maz! Hiç bir ha­inin hükmü ta­rih­ten giz­le­ne­mez! Hiç bir hak­sız­lık ilâ­ni­ha­ye devam etmez!

Ken­di­ni kay­be­de­nin bu­la­ca­ğı ha­yır­lı hiç­bir şey yok. Başka doğru şey­ler bul­ma­nın bi­rin­ci yolu ken­di­ni bul­mak­tır!

Ce­set­ler üze­rin­de cüsse bü­yü­ten­le­rin bü­yü­le­ri, BARIŞ KA­PI­SI açı­la­na ka­dar­dır. O kapı açı­lın­ca büyü bo­zu­lur cü­ce­ler or­ta­ya çıkar!

 

Ha­yat­ta baş­ka­sı­nın ölü­mü­ne değer ver­me­yen­le­rin ölümü de de­ğer­li de­ğil­dir. So­nuç­ta her­kes bir ana-ba­ba ev­la­dı olan bir in­sa­noğ­lu ölmüş!

Ken­di­ni ve aile ef­ra­dı­nı dün­ye­vi ola­rak ga­ran­ti­ye almış gibi gö­rü­nen­le­rin biz­den hiç bir farkı yok! Az­ra­il (as) asla ge­cik­me­den tam vak­tin­de gelir!

Az­ra­il'(as)den sak­la­na­bi­lecek adres yok. Ölüm ha­va­da, ka­ra­da, de­niz­de, ça­dır­da veya sa­ray­da... her­ke­si mut­la­ka ya­ka­la­ya­cak!

 

İnsa­nın bi­rin­ci de­re­ce­de so­rum­lu­luk alanı, in­san­lı­ğı­nı ko­ru­ma­sı­dır. İnsan­lı­ğı­nı ko­ru­ya­ma­yan­lar, artı bir er­dem­li değer sağ­la­ya­maz­lar!

Adil ol­ma­nın şe­re­fi, ra­ha­tı, bol­luk be­re­ke­ti an­la­şıl­say­dı in­san­la­rın çoğu zul­mün zah­me­ti­ne, şeref yok­sul­lu­ğu­na te­nez­zül eder miydi?

Yer­yü­zün­de ada­le­ti hü­küm­ran kı­lan­la­rın ce­za­ev­le­ri boş kalır. Ha­pis­ha­ne bol­lu­ğu ve do­lu­lu­ğu, zul­mün şid­de­ti­ni ve kes­re­ti­ni gös­te­rir!


Bir bi­yo-kün em­riy­le dün­ya­yı, kâ­ina­tı ya­ra­tan Yüce Allah(cc), el­bet­te aynı emir ve irade ile Cen­net ve Ce­hen­nem'i ya­rat­ma­ya muk­te­dir­dir!

 

İnsana hayır ve ha­se­nat­ta şeref ka­zan­dı­ra­cak veya günah ve şe­ref­siz­lik­le rezil edecek olan­lar­dan biri, belki bi­rin­ci­si ev­lat­tır.

Allah'(cc)a Hamd ile Şük­rün ma­hi­ye­ti tam an­la­şıl­say­dı, in­san­la­rın çoğu ço­cuk­la­rı­nın adını Hamid so­ya­dı­nı Şükrü ko­yar­lar­dı?

Her insan, adil veli bir alim veya zorba dik­ta­tör bir zalim ol­ma­ya aday ada­yı­dır! Han­gi­si­ne aday olur­sa orada ik­ti­dar elde et­me­ye en yakın nok­ta­da­dır!

 

Pa­pa­ğan Kur'an oku­mak­la hay­van ol­mak­tan çı­ka­maz! O yine kuş, yine bir baş­ka­sı­na esir ve mu­kal­lit bir hay­van­dır!
Dün­ya­da ada­le­ti ta­nı­ma­yan, hu­ku­ku uy­gu­la­ma­yan, de­fak­to ida­re­le­rin an­la­ya­ca­ğı dili unu­tur­sa­nız, köle ol­ma­ya mah­kûm­su­nuz!

 

Şah­si­ye­ti­ne, maz­lum mil­le­ti­ne, di­ni­ne, di­li­ne, ada­le­ti­ne, İslam üm­me­ti­ne sahip çık­ma­yan çakma ki­şi­lik­le­re sakın ha gü­ven­me­yi­niz!

Üni­ver­si­te­ler ilim-ir­fan mer­ke­zi ol­mak­tan çı­kın­ca, Hey­hat..! Sokak ka­ba­da­yı­la­rı top­lum­la­ra ka­na­at ön­de­ri, ulema olur­lar (!).

 

İlim, bilim ve tek­nik­te ge­ri­de olan şe­hir­ler, mil­let­ler ve ül­ke­ler hey­kel, müzik, spor­da.. en ileri ol­sa­lar neye yarar?
Sev­gi­li Dost­lar..! Maddi ve ma­ne­vi huzur ve güven içe­ri­sin­de ka­lı­nız! En kalbi duy­gu­lar­la he­pi­ni­zi se­lam­la­rım.

 
Etiketler: Edebi, söz, harmanı, (40),
Haber Yazılımı