Yazı Detayı
02 Ekim 2018 - Salı 09:45
 
Bu Valiye Sahip Çıkın!
Hasan Ray
ekspresurfa@gmail.com
 
 

Yıllardır evlerimizde misafir ettiğimiz MUHACİR kardeşlerimizden bir kaçının had bilmez hareketlerinden dolayı kentimiz bir kaç gündür adeta diken üstünde ve olağan bir hal yaşanıyor...
Ölen kişilerin Urfalı olması ya da Suriyeli olması dahi kentte tartışılır duruma geldi. ölenlerin insan olup olmadığı noktasında kimse tartışmadı.
Kimileri yaşanan sorunları sadece provokasyon çerçevesinde hastalıklı bir şekilde değerlendirirken kimileri de yaşanan olayları sadece Suriyelilere bağladı...


Siyasileri, bürokratları, STK'ları, kanaat önderleri ve hatta basını bile bunu yaptı...
İki yaklaşımda bana göre hastalıklı bir yaklaşım olup başını kuma gömen deve kuşu misali çözümden kaçmaktır.
Olaya farklı bir pencereden bakmakta yarar var ve bu yara hepimiz içindir...
2011 yılında Suriye'den Türkiye'ye akın eden bu insanları denetlenmeden gelişi güzel ülkeye yayılmasına izin veren siyasetçiler,
Bunlardan kaynaklı yaşanan sorunları merkeze yani ANKARA'ya iletmeyen bürokratlar,
Kentlere yayılan ve iş yerleri açarak ya da ucuz iş gücü olarak çalışanlara yer ve iş yeri verenler,
Kira ücretini daha fazla veriyorlar diye Suriyelilere ev ve iş yeri kiralayanlar,
parklara ve kente yayılan bütün tabelaları Arapça'ya çeviren ve kent için irili ufaklı Suriye meydanlarının oluşmasına izin eren belediyeler,
Mitinglerde ekmek arası döner verenler, genç kızlarıyla evlenmek için eşlerini boşayan ahmaklar,  vs. vs. vs.
Sizlerde hiç suç yok mu?, sizler bugünlerin de geleceğini bilmiyor muydunuz?
Şimdi neden bağırıp, çağırıp, sağa sola saldırıp iki had bilmezin suçunu bütün insanlara atıp dükkanları yakıp, yıkıp, yağmalıyorsunuz?


Sizin DAEŞ'den ne farkınız kaldı?... Onlar da yağma, talan ve ölümü zirveye çıkarmıştı...
Suriyelilerin de kendilerine kucak açan Türkiye halklarına karşı saygılı olup gereken hassasiyeti göstermeleri gerekiyor...
En ufak bir sorunda ülkelerinde yapamadığı erkekliği burada yapmaya kalkmayacaklar...
Yoksa sığındıkları son liman olan Türkiye'de de huzursuzluk çıkarsa gidecekleri tek yer ESED'in kollarıdır...
Şanlıurfa Valisi Sayın Abdullah Erin'in dediği gibi "Sonuçta biz ev sahibiyiz, buradaki insanlar sizin ev sahibiniz. Suriyeli kardeşlerimiz de bu ev sahiplerinin misafirleridir. Hepimizin geleneğinde, örfünde, adedinde misafir gittiğimiz bir yerde misafirlik kurallarına tabi olmak vardır. Hiç birimiz misafir olarak gittiğimiz bir evde, ev sahibini rahatsız edecek nitelikte bir harekette, eylemde, söylemde bulunmayız. Bu, ev sahibine olan hürmettendir”


Bu kurallara uyulmadığı takdirde ev sahibi çıkıp, "Biz Urfa'da Suriyeli istenmiyoruz" diyecek ki zaten diyor da...
Hazır söz Sayın Vali Erin'e gelmişken; birkaç kelam da onunla ilgili söylemek da fayda var...
Bir bürokrat olarak Şanlıurfa'da yaşanan bir takım sorunlara çözüm bulmak adına gövdesini taşın altına koyan bir profil çizen Sayın Erin, bana göre süreci en yöneten kişi oldu...


Kent genelinde yaşanan sıkıntıların daha da büyümemesinin nedenlerinden biri bu gayret ve çabalardan geliyor...
Düzenlediği basın toplantısında yaptığı sükunet çağrısı ve akabinde Suriyelileri kanaat önderleriyle yaptığı toplantı ve gösterdiği kararlı duruş kendisini siyasi ve STK'ların karşısında bir hayli öne geçirdi...
 Sükunet çağrısının ardından yaptığı kamu idarecilerinin liyakata göre atanması gerektiği çıkışı da halkın gözünde sayın Erin'in değerini daha da artırdı...
Şahsen ben bir gazeteci ve vatandaş olarak Sayın Valinin bu çıkışlarının  ve pratikte çalışmalarının artmasını ve desteklenmesini isteyenlerdenim...
Ona buna sırt dayayıp koltukta yatanların değil; ülkeye ve millete çalışacak adamların desteklenmesi gerekiyor...
Benim şahsi görüş ve kanaatim, ki eminim bu Urfa'da çoğunluğun görüşüdür; Bu Vali desteklenmelidir...
 

 
Etiketler: Bu, Valiye, Sahip, Çıkın!,
Yazarın Diğer Yazıları
15 Aralık 2018
Okumuş Muhammed’in Talihsizliği!
10 Aralık 2018
Urfa’nın Çatısı ve HDP
04 Kasım 2018
Şanlıurfa alarm veriyor!!!
27 Ekim 2018
Kendinizi Mustafa Kemal mi zannettiniz?
20 Ekim 2018
Başka İş Bulursam Gazeteciliği Bırakırım
15 Ekim 2018
Bu proje keşmere döndü
27 Eylül 2018
Kiralık Kalemler Türedi
02 Eylül 2018
Ruhunuza Fatiha okuruz!
06 Ağustos 2018
Ucuz ete hücum; hayvancılık bitiyor
26 Temmuz 2018
Ülkenin geleceği kararıyor
20 Temmuz 2018
Doktora saldırı sıradan bir olay değildir
12 Temmuz 2018
Keşke Belediye Başkanı Olarak Kalsaydı
09 Temmuz 2018
Asıl iş şimdi başlıyor
06 Temmuz 2018
Bir kadının korkusu!
22 Haziran 2018
Yeşiliniz fazla mı geldi?
18 Haziran 2018
Aşiret dernekleri ve siyaset
09 Haziran 2018
Siyasi Ahlak yerlerde!
04 Haziran 2018
Seçim ve emek hırsızı haber siteleri!
26 Mayıs 2018
Urfa’da liste kaosu
23 Mayıs 2018
Oruç ve israf sofraları
08 Mayıs 2018
Hayrın ve Umudun Buluştuğu yer
05 Mayıs 2018
Aday Adaylığı ve bürokratlar…
25 Nisan 2018
Ölüm göçleri başladı
23 Nisan 2018
Bir fotoğraf bazen çok şeyi anlatır…
07 Nisan 2018
İbadet kul ile Allah arasındaki bir olaydır
22 Mart 2018
Fakıbaba'yı tebrik ediyorum
16 Mart 2018
Elma kokusuyla gelen ölümdür ‘HALEPÇE’
28 Şubat 2018
Muhtarlık şova döndü!
27 Şubat 2018
Fotoğrafın anlattıkları!
24 Şubat 2018
Merhaba Sayın Cumhurbaşkanı…
12 Şubat 2018
Ağlayarak gelen, gülerek gidiyor
07 Şubat 2018
Vasıfsız siyasetçilerin basınla imtihanı!
05 Şubat 2018
Sen rahat uyu şehidim vatan sağ oldu!…
25 Ocak 2018
Şanlıurfa’nın binlerce yıllık gerçeği aşiretler…
22 Aralık 2017
Şanlıurfa Basını bitme noktasında
16 Aralık 2017
Ön görüsüz işler ve çöpe giden paralar
07 Aralık 2017
Sosyal Medya Siyasetçileri
16 Kasım 2017
Derdin büyük, dermanın da hekimin de yok Urfa!
13 Kasım 2017
Ucuz ete hücum; hayvancılık bitiyor
17 Ekim 2017
Bırakın gezi ve tatilleri
07 Eylül 2017
Şii, Sünni, Kürtler ve Ümmet…
24 Temmuz 2017
Şoför ve Urfa basını tarifi
17 Haziran 2017
Yok mu DEDAŞ'a dur diyecek bir BABAYİĞİT
11 Mayıs 2017
Belediye yapıyor Müteahhitler bozuyor
Haber Yazılımı